Geçtiğimiz eylül ayında Siyonist İsrail’le normalleşme anlaşmalarını imzalayan Kosova’nın Dışişleri Bakanlığı, işgal altındaki Kudüs kentindeki büyükelçiliğinin resmen açıldığını ve faaliyetlerine başladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, ilgili Kosovalı yetkililerin, koronavirüs önlemleri nedeniyle törensiz düzenlenen açılışa katılamadığı bildirildi.

Kudüs’te büyükelçilik açılmasıyla işgal devletiyle ikili ilişkilerin geliştirilmesinin hedeflendiğine dikkat çekilen açıklamada, bu adımın, Kosova’nın uluslararası arenadaki konumunu güçlendireceği vurgulandı.

Açıklamada, Kosova yönetiminin, elçilik tabelası ile Kosova bayrağının Kudüs’teki Kosova Büyükelçiliği’ne yerleştirmekle, Kudüs’te diplomatik misyon kurma taahhüdünü yerine getirdiği ifade edildi.

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Eylül 2020’de Beyaz Saray’da, Kosova Dışişleri ve Diaspora Bakanı Meliza Haradinaj-Stublla ile İsrail Dışişleri Bakanı Gabi Ashkenazi’nin katılımıyla düzenlenen resmî törende iki ülke arasında normalleşme anlaşmalarına imzalar atılmıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Matthew Palmer’in de hazır bulunduğu törende, işgalci İsrail ile Kosova arasındaki diplomatik ilişkilerin başlatılmasına yönelik anlaşmanın yanı sıra iki ülke dışişleri bakanlıkları arasında siyasi danışma ve ekonomik iş birliği konularında iki protokol de imzalanmıştı.

Tören sırasında yaptığı konuşmada İsrailli bakan Ashkenazi, İsrail ile Kosova arasında varılan anlaşmaları imzalayarak yeni tarih yazdıklarını ve anlaşma için yaptığı arabuluculuktan dolayı ABD’ye teşekkür ettiklerini vurgulamıştı.

Siyonist bakan Ashkenazi ayrıca, Kosova’nın Kudüs’te büyükelçilik açmak için yaptığı başvuruyu onayladığını da sözlerine eklemişti.

ABD Başkanı Trump, 2017 yılında, İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü tanıdığını açıklamış ve ABD elçiliği Mayıs 2018’de Tel Aviv’den Kudüs’e taşınmıştı. Ardından BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı ülkeler işgalci İsrail’le normalleşme yoluna giderek İslam âlemi ile Filistin davasını sırtından bıçaklamayı yeğledi.