Home / İslami Vahdet / Haber - Vahdet / Şeyh Zakzakinin Kızı: Ben Şii Bir Müslüman Değilim! Ben Sadece Müslümanım!

Şeyh Zakzakinin Kızı: Ben Şii Bir Müslüman Değilim! Ben Sadece Müslümanım!

“Bizler hiçbir zaman Nijerya’nın Şii Hareketi olarak kendimizi tanımlamadık! Bizler Nijerya İslami Hareketi mensuplarıyız”

Ben Şii bir Müslüman değilim! Ben sadece Müslümanım! Müslüman kimliğimin önünde başka HİÇBİR ismin gelmesine razı değilim! Bizler, Müslümanlar olarak bu tür tanımlamaları reddediyoruz. İslam’ı sanki farklı fraksiyonları varmış gibi ayrıştıran her türlü tanımlamadan uzağız! Tek bir İslam vardır o da Peygamberimiz (sav)’in getirdiği İslam’dır!

Biz Müslümanlar, Sünni Müslüman, Şii Müslüman, Nijeryalı Müslüman, Amerikalı Müslüman, modern Müslüman, çağdaş Müslüman ya da ılımlı Müslüman vs. gibi isimleri kabul etmiyoruz!

Bazı kardeşlerimizin memleketimiz Zaria’da olup bitenleri aktarırken “Şiilere dönük saldırı/katliam” gibi talihsiz tabirler kullandıklarına şahit olduk ve bu durum karşısında hayal kırıklığına uğradık! Sanki Nijerya ordusu, İslami Hareket mensuplarına Şii düşünceye sahip oldukları için saldırmış gibi! Sanki Nijerya’da İslami Harekete mensup olmayan fakat Şiilik mezhebini takip eden başkaları yokmuş gibi? Evet, bu ülkede ordunun saldırılarına muhatap olmayan Şiiler de var!

İslami Hareket bünyesinde faaliyet gösteren Sünni düşünceye sahip çok sayıda insan da var! Nijerya ordusu, İslami Hareket’e saldırı düzenlerken Sünnileri bir kenara ayırıp saldırmazlık etmedi! Hepimize saldırdılar! Hepimizi öldürdüler! Hepimizi hapsettiler! Hepimizi bu gayri adil ve yozlaşmış düzene bir tehdit olarak gördüler! Peki neden? Çünkü bizler, onların kurduğu baskıcı düzen karşısında Nijerya halkının haklarını birlikte savunuyoruz! Eğer bizler, diğer insanlar gibi etkisini üzerimizde sonuna kadar hissediyor olmamıza rağmen bu ülkede yozlaşma ve baskı yokmuş gibi davransaydık işte o zaman bizler de yurdumuzda “barış” içinde yaşayanlardan olurduk. Öyle bir “barış” ortamı ki yaşadığın ülkede en temel insan haklarından bile mahrum olarak hayat sürdürüyorsun!

Benim babam kendisini asla bir mezhebin lideri olarak görmedi ya da İslami Hareketi, mezhebi bir hareket olarak tanımlamadı. İslami Hareket’in temel hedefi, bu ülkede adaletsizlikler sistemi içinde yaşanmaya zorlanan insanların haklarını savunmak ve yozlaşmaya karşı güçlü bir mücadele biçimi oluşturmaktır! Bu konuda mücadelemize destek veren her bölgeden her türlü insan mevcuttur. Hatta gayrı Müslimlere bile kapılarımız açıktır!

Bizler eninde sonunda, mensubu olduğumuz mezhep hangisi olursa olsun, hep birlikte Peygamberimiz Muhammed (sav)’in bize getirdiği dinin bizden istedikleri çerçevesinde yapmamız gerekenleri yapıyor ve bunun için çabalıyoruz!

Peygamberimiz (sav)in doğduğu günü ihtiva eden “Vahdet Haftası” içerisindeyiz! Bu haftada Müslümanlar olarak tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak (Kuran’ı Kerim’den sonra) en temel ortak noktalarımız olan Peygamberimiz (sav) etrafında kenetleniriz. Bugün yaşananların sıcaklığının yıllardır düzenlenen “Vahdet Haftası” etkinliklerinde edindiğiniz/öğrendiğiniz değerli tecrübeleri ve dersleri size unutturmasına izin vermeyin!

Geçtiğimiz yıl, benim 3 erkek kardeşim şehid edildiğinde bizler, Filistin ile dayanışma gösterilerindeydik! Dolayısıyla öldürülen kardeşlerim, Şii mezhebine bağlı oldukları için değil; baskı ve zulme karşı seslerini yükselttikleri/mücadele ettikleri için öldürüldüler! Nijerya’daki yöneticiler, kendilerini tehdit altında hissediyorlar çünkü baskıcı düzenin temsilcileri olduklarının farkındalar! Aksi takdirde niçin ellerinde kesici bir alet dahi bulunmayan sivil insanlara karşı kim ne diye ateş açsın ve saatlerce dökülen kanlar karşısında tedaviye izin vermesin!

Bu bir Şii katliamı değil! Bu bir katliam süreci! Ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar dizisinin bir parçası! Tüm insanlık bu katliamlar karşısında sesini yükseltmelidir! Müslüman olmayanlar dahi insanlığa karşı işlenen bu suçlar karşısında sessiz kalmamalıdır!

Ama özellikle de Nijeryalılar! Sizi korumakla görevli hükümet ve ordu, gün gelir yola kurulan bir barikatı bahane ederek sizi öldürebilir ve ardından yayınladığı vidyo ile yüzlerce insanın ölümünü meşrulaştırmaya çalışabilir! Sizler ordunun yaptığı bu katliamı, sizi korumak için yaptığına inanacak mısınız? Eğer bugün buna sesinizi çıkarmazsanız, ileride bir gün aynı şey sizin de başınıza geldiğinde sizin için hiç kimse sesini çıkarmayacak!

Check Also

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir